MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,dava dışı firmadan satın aldığı dairenin satış bedeli için sözleşmeye göre verilen teminat senedinin davalıya ciro edilmesi nedeniyle tahsil edilmeye çalışıldığını, senetlerin hem teminat senedi olması hemde Tüketici Kanunu uyarınca nama yazılı olarak düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı,dava dışı firmadan satın aldığı dairenin satış bedeli için sözleşmeye göre verilen teminat senedinin davalıya ciro edilmesi nedeniyle tahsil edilmeye çalışıldığını, senetlerin hem teminat senedi olması hemde Tüketici Kanunu uyarınca nama yazılı olarak düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece davanın husumetten reddine ilişkin kararın gerekçesinde davacının dava dilekçesindeki defileri davalıya karşı ileri süremeyeceği,ileri sürebilmek için davacının zararına olarak senedi aldığının ispatı gerektiği,davacının bunu ispat edemediği,davalının iyiniyetli hamil olduğu gerekçe gösterilerek davanın esasına girilmek suretiyle esastan reddine ilişkin gerekçe yazıldığı halde hüküm fıkrasında davanın husumetten reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır.HMUK’un 388 ve devamı maddelerinde mahkeme kararlarının taşıması gereken unsurları ile verilen kararla iki tarafa yüklenen vazife ve hakların ve istek sonuçlarından her birinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekir.Mahkemece,karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki doğurur şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,2.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy