MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait .. marka aracı 13.10.2011 tarihinde 56.700 TL ye satın aldığını,karşılığında kendisine ait ... marka aracı ile üste para verdiğini, araçta sadece kaputta boya olduğu söylenmesine rağmen kasko yaptırmaya gittiğinde aracın pert kaydının bulunduğunu bildirerek araç için ödenen 56.700 TL nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş,ıslah dilekçesi ile değer kaybının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, değer kaybı 7.700 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ait ... marka aracı 13.10.2011 tarihinde 56.700 TL ye satın aldığını, karşılığında kendisine ait ... marka aracı ile üste para verdiğini, araçta sadece kaputta boya olduğu söylenmesine rağmen kasko yaptırmaya gittiğinde aracın pert kaydının bulunduğunu bildirerek ıslahen araçtaki değer kaybının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacıya ait aracı 38.500 TL ye aldığını üste 10.500 TL ödendiğini toplam 49.000 TL ye satın aldığını, aracın tüm vasıfları ve hasarlarının davacıya söylendiğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 56.700 TL ye satıldığı, ayıplı değerinin 49.000 TL olduğu, 7.700 TL ayıp nedeniyle değer kaybının oluştuğunun kabulü ile bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.Davacı tarafından onaylanan eşinin tanık beyanına göre her ne kadar 56.700 TL ödediğini bildirmiş ise de takasa verdiği aracının 37.000 TL ye sayıldığı, üste 10.425 TL ödendiğini aradaki farkın da elden ödendiğini bildirmiş ancak elden ödemeye ilişkin delil sunulmamıştır.Davalı taraf ise, takasa alınan aracın 38.500 TL ye alındığını 10.500 TL de üste para ödendiğini toplam 49.000 TL almış olduğunu, değer farkı bulunmadığını, hasarları nedeniyle değerinin altında satıldığını savunmuştur. Aracın noter satış sözleşmesinde satış bedeli gösterilmemiş olup 56.700 TL bedel kasko bedeli olarak geçmektedir.Bilindiği üzere noter satış sözleşmelerine genellikle kasko bedelinin yazıldığı, bunun satış bedelini ifade etmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davacının satın aldığı ayıplı aracın satış tarihi itibarıyla gerçek değeri bilirkişi marifetiyle belirlenerek bulunacak miktar ile davalının ödendiğini kabul ettiği miktar olan 49.000 TL arasında ki farkın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy