MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 16/06/2010 tarihinde 100.000 TL tutarında bir adet konut kredisi, 21/06/2013 tarihinde 10.000 TL. Tutarında tüketici kredisi kullandığını, 1. Kredi kullandırılırken banka tarafından istihbarat ücreti adı altında 1.000 TL, ekspertiz masrafı adı altında 300 TL. ücret tahsil etmiş olduğunu, ayrıca 21/06/2013 tarihinde kredi kapatılarak erken ödeme komisyonu adı altında 1.616,69 TL, istihbarat ücreti adı altında 500 TL ve ekspertiz ücreti adı altında da 300 TL. ücret tahsil edildiğini, tüketici kredisi çekilmesi sırasında da banka tarafından komisyon adı altında 99 TL ücret tahsil edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı banka tarafından haksız olarak tahsil edilen toplam 3.322 TL. nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 20.03.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 3.515,69 TL ne yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada dava dilekçesinde, kendisinden haksız yere tahsil edilen 3.322 TL nin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 20.03.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 3.515,69 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.'nıın 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca. Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen kısmına dava, ıslah ile talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz, itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine” “Davanın KABULÜNE, 3.515,69 TL alacağın 3.322 TL sinin dava, 193,69 TL sinin ıslah tarihi olan 20.03.2015 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 3.7.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy