MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Devlet Hastanesinde işçi statüsünde çalışmakta iken, yasa uyarınca memur statüsüne geçirildiğini, İş Yasasına tabi olduğu dönemde ...Sendikasına üye olduğunu, bu sendika ile işveren ... arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödenmesi gereken alacaklarının tahsili için davalıya vekaletname verdiğini, hakettiği TİS'den kaynaklanan ikramiye, fazla çalışma, genel tatil ücretlerinin tahsili için açılan ... 3. İş Mahkemesi'nin 2004/824 esas sayılı davanın karara çıktığını ve kesinleştiğini, mahkeme kararının takibe konulduğunu, vekil olan davalının hatalı ve eksik hesaplamalar yaptığını, gerek faiz başlangıçlarında gerekse faiz türlerinde hataları bulunduğunu, kararın davalı tarafından temyiz edilmemesi suretiyle kesinleştiğini,zarara uğratıldığını, ihtarnameye rağmen davalının ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 05/02/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla da talebini 37.305,43 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 2357,90TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, eldeki davasında vekili olan davalının işçilik alacaklarıyla ilgili olarak açmış olduğu davada gerek faiz türü gerekse faiz başlangıcı yönünden istemde bulunurken zarara uğrattığını, bu nedenlerle ihtarname gönderdiğini, ne var ki, ihtarnameye rağmen zararının ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı'nın işçilik alacakları arasında toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak kalemleri de bulunmaktadır. Gerçekten de, Mahkemenin kararında da vurgulandığı üzere 2822 Sayılı Yasa uyarınca toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmalıdır. Esasında bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Uyuşmazlık işletme kredisi faizinin hesabında hangi bankaların uygulamalarının esas alınacağı ve bu oranların sürekli olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında geciktirilen süreye göre temerrüt faizi hesabında işletme kredisinin faizinin fiilen uygulamış olan bankaların uyguladıkları oranların esas alınarak geçmiş günler faizinin belirleneceği ve ayrıca birer yıllık dönemler itibari ile hesaplamanın yapılması yönündedir. (Y. 12. Hukuk Dairesinin 6.5.2010/7986-11562 sayılı kararı)Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de uygulamayı bu yönde sürdürmektedir. Öte yandan benzer nitelikte ve aynı davalı'nın taraf olduğu bir kısım dosyalarda da, Dairemizce bozma kararı verilmiş olup, bozma ilamında Davalı vekilin aleyhine açılan davalar ile, örnek gösterdiği dava dosyalarında faiz oranı konusunda farklılık bulunduğu belirtilerek çelişkinin giderilmesi istenmiştir. (Dairemizin 18.6.2013 gün ve 2012/11887-2012/16514 sayılı karar)
Mahkemece, uygulanabilir en yüksek işletme kredisi faizinin tespiti için davacının da talebi doğrultusunda ilgili bankalara müzekkereler yazılmış ancak ... Bankası' na yazılan müzekkere cevabı temin edilmeden dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda yukarıda lafsı geçen ilkeler doğrultusunda rapor tesis edilmeye çalışılmış ise de TEB'den cevap gelmediği için o bankaya ait faiz oranın tespit edilmediği yine emsallerde belirtildiği üzere davalının taraf olduğu aynı nitelikte dosyaların dosya arasında bulunmadığından incelenmediği belirtilmiştir. Bu noktada raporun hükme esas teşkil edemeyecek oranda eksik olduğunun kabulü gerekir. Öyleyse mahkemece yukarıda bahsi geçen eksiklikler giderilerek, ek rapor tesisi ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy