MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ve vekili avukat ... ile davalı Bezmialem Vakıf Üniv. Vekili avukat Döndü..., diğer davalı ... vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murislerinin, kalın bağırsakda tümöral kitle tanısıyla davalı hastanede, davalı doktora ameliyat olduğunu, hastanın uzun süre iyileşemediğini, iyileşememesinin nedeninin hatalı ameliyat neticesinde ameliyatlı bağırsak bölgesinden karın boşluğuna sıvı sızıntısının tespit edilememesi ve zamanında gerekli takip ve müdahelenin yapılmamasından dolayı yaygın peritonit olduğunu, hastanın akabinde iki kez daha ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, akabinde vefat ettiğini ileri sürerek, davacıların her biri için ayrı ayrı olmak üzere 25.000,00TL den toplam 50.000,00TL manevi tazminatın ve 2.500,00TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki 2 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tedavi sırasında yapılan hata ve ihmal sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, işin esasına girilerek istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu zarar, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir hastanede yürütülen sağlık hizmeti esnasında meydana gelmiştir. Davalıların sorumluluğuna dayanak yapılan olgular, kamu hizmetiyle ilgili ve hizmet kusuruna ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/13-566E. 2015/1339K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitelerinin hastanelerinin, Devlet üniversiteleri hastanelerinden farklı tutulması hukuken olanaksız olduğundan, sağlık hizmetinin sunulmasından kaynaklanan zararlardan, tazmin sorumluluğunun doğup doğmadığının, idari yargı yerince hizmet kusuru ilkesi kapsamında ele alınması gerekir. İdare’nin, hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinde de yargı yolu dava şartları arasında sayılmış olup dava şartlarının mevcudiyeti mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir. Şu halde, mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy