MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yetkili bayii olarak faaliyet gösteren ... AŞ'den 10.03.2009 tarihinde kredi kartı ile taksitli olarak 3.039,00 TL karşılığında 1 adet buzdolabı, 1 adet çamaşır makinası, 1 adet bulaşık makinası ve 1 adet LCD TV satın aldığını, eşyaları ileri bir tarihte teslim almak üzere satıcının işyerinde bıraktığını, evlilik hazırlığına girişince 2011 yılı Ağustos ayında bayi ile görüşüp eşyaların teslimini istediğini ancak eşyaların teslim edilmediğini, davalının ismine duyduğu güven ile bu alışverişi yaptığını ileri sürerek eşyaların tarafına aynen teslimine, olmadığı takdirde bedellerinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının satın almış olduğu ürünlerin tesliminin sorumluluğunun şirketlerine değil satıcı olan firmaya ait olduğunu, kampanyalı bir satışın da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının davalı şirket acentasından satın almış olduğu malların teslim edilmemesi nedeniyle ayıplı olduğunu tespiti ile 1 adet buzdolabı, 1 adet çamaşır makinası, 1 adet bulaşık makinası ve 1 adet LCD TV'nin davalı şirket tarafından teslimine, olmadığı takdirde davacının ödemiş olduğu 3.039,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının yetkili bayiinden satın aldığı ürünlerin teslim edilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketici Yasasının kampanyalı satış başlıklı 7. maddesinde ilan ve taahüt edilen mal veya hizmetin teslimatının veya ifasının hiç veya gereği gibi yapılmaması durumunda satıcı, sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Ne var ki, dosya kapsamından davalının bir kampanyasının olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer uyuşmazlığa ilişkin 2009/4-101 E ve 2009/139 K numaralı ilamında, üreticinin de satıcı ile sorumlu olabilmesi hususunun sadece kampanyalı satışlara özgü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda ise davalı tarafından düzenlenen bir kampanya olmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy