MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.03.2009 tarihinde verilen vekaletname ile davalı şirketin avukatlığını yaptığını, azledildiği 18.10.2010 tarihine kadar hukuki danışmanlığını yaptığını, davalarını takip ettiğini, kısmi danışmanlık ücreti dışında bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davalı şirkete verdiği avukatlık hizmetinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağından fazla hakları saklı kalarak 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının haklı olarak azledildiğini, hiç bir ücret alacağının bulunmadığını savunmuş, karşı dava ile de, davalarını gereği gibi takip etmediğinden uğradığı zarardan şimdilik 20.000,00 TL'nin azil tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı-karşı davalı avukatın davalı şirketten aldığı 27.3.2009 tarihinde aldığı vekaletle davalarını takip ettiği ve 18.10 2010 tarihli ihtarla azledildiği ve taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı-karşı davalı avukatın takip ettiği davalar açısından vekalet ücreti hesaplanırken davacı-karşı davalının uhdesinde kalan masraf avansının 4.386 TL. Olduğu ve mahsubu ile herhangi bir alacağının bulunmadığı açıklanmıştır. Davalı-karşı davacı ise davacı-karşı davalının uhdesinde kalan masraf avansının 16.959 TL. Olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalı-karşı davacının bu savunması üzerinde durulmadan, davacı-karşı davalı avukatın 16.7.2010 tarihli ihtarında, uhdesinde bakiye masraf avansı olarak kaldığı belirtilen 4.386 TL.nin avans bakiyesi olarak kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır. O halde, davacı-karşı davalı avukatın tüm takip ettiği dosyalar açısından ne miktar masraf avansının uhdesinde kaldığı hususunda inceleme ve araştırma yapılarak, karşı dava açısından değerlendirme yapılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince, temyiz edilen kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan harcın davacı-karşı davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.