MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2013 yılı şubat ayında... marka araç satın aldığını, aracıyla 07.08.2013 tarihinde Kırklareli'den İstanbul istikametine giderken aracın hararet ikazı vermesi üzerine aracını güvenlik şeridine çektiğini ve aracın çekici ile servise getirildiğini, aracında yapılan kontrolde devirdaim pompasının arızalandığının kendisine söylendiğini, ancak arızanın neden kaynaklandığı konusunda kendisine bilgi verilmediğini ve aracın 15.08.2013 yada 16.08.2013 tarihinde kendisine teslim edileceğinin bildirildiğini, 15.08.2013 tarihinde servise gittiğinde aracının işlemlerinin tamamlanmadığını, sonradan aracın motorunun tamamen söküldüğünü öğrendiğini, ancak bu konuda servisin kendisine herhangi bir bilgi vermediğini,... Türkiye ile yaptığı görüşmelerde aracının değiştirilmesini veya ücretinin tarafına misli ile iade edilmesini talep ettiğini, ancak bu taleplerinin kabul edilmediğini, aracının garanti kapsamında olduğunu ve 23 gün yetkili serviste kaldığını ve bir çok parçasının değişmesi dolayısıyla aracın orjinalliğinin bozulduğunu ve değer kaybına uğradığını ileri sürerek ayıplı malın değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ayıplı olduğunu ileri sürdüğü aracın değişimini talep etmiş, davalılar davanın reddini dilemiştir. Her ne kadar Mahkemece, davacının onarım hakkını kullandığı ve onarımdan sonra tekrar bir arıza olmadan aracın misli ile değişiminin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın ayıplı mal sayılabilmesi hususunun motorlu araçlar laboratuvarı olan bir teknik üniversitede yapılacak detaylı bir inceleme sonucunda tespit edilebileceği yönünde görüş bildirilmiş olup, söz konusu rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde Mahkemece, teknik üniversitelerin otomotiv anabilim dalında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı edilip, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy