MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi borcunu ödeyemediğinden davalı bankanın bu borcu emekli maaşından kestiğini, oysa ki emekli maaştan kesinti yapılamayacağını, davalı bankanın emekli maaşından yaptığı haksız kesintilerden dolayı davalı banka lehine icra takibi başlattığını, davalı bankanın takibe haksız itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE, Bergama 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1373 esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, buna göre takip konusu alacağın 2.148,28 TL olması gerektiği dikkate alınarak takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 5434 sayılı yasaya göre bağlanan SGK maaşına, davalı bankadan kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle konulan blokenin kaldırılmasını ve maaşından kesilmek suretiyle ödenen bedellerin iadesini talep etmiştir. Davalı banka hesaptaki blokenin, davacının muvafakatine dayandığını savunmuştur. Mahkemece, davacı hakkında borcundan dolayı yapılıp kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından ve önceden verilen taahhüt veya muvafakatin de hükümsüz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, 26.03.2013 tarihinde davalı bankaya müzekkere yazılarak, davacının banka hesabına yatan emekli maaşından yapılan kesintilere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin çıkarılarak mahkemeye gönderilmesi istenmiş, davalı banka ise 03.04.2013 tarihinde yazdığı cevapta 14.02.2002 tarihli kredi kartı başvuru formu ve sözleşme fotokopileri gönderilmiştir. Davalının dayandığı davacının imzasını taşıyan muvafakatname de ise tarih bulunmamakta olup, 10.000,00 TL tutarında 36 ay vadeli bireysel kredi sözleşmesine ilişkindir. Yine davacının delil olarak dayandığı aynı sebepten ötürü bu davadan önce açılmış ve kesinleşmiş bulunan Bergama Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1339 esas 2011/940 karar sayılı dosyadaki dava dilekçesinde davacı, davalı bankadan eşinin kullandığı kendisinin de kefil olduğu konut kredisinden ötürü emekli maaşına el konulduğunu belirtmiş, davalı banka ise davacının kullandığı krediye istinaden (davacı tarafından verilen yazılı talimat uyarınca) emekli maaşına el konulduğunu savunmuştur. Bergama Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davalı bankadan müzekkere yoluyla emekli maaşına el konulmasına dayanak olan sözleşme istenmiş, müzekkereye cevap olarak davalı banka 14.02.2002 tarihli kredi kartı sözleşmesini dosyaya sunmuştur.
Tüm bu değinilen hususlar göz önüne alınarak mahkemece emekli maaşına hangi sözleşmeden dolayı el konulduğunun belirlenerek, eğer davacının eşinin kullandığı konut kredisine kefil olmasına istinaden emekli maaşına el konulmuş ise 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunu 10/3. maddesi uyarınca alacaklı asıl borçluya başvurup alacağını tahsil edemediği takdirde kefile başvurup alacağının tahsilini isteyebileceğinden davanın reddi gerekeceği açıktır. Oysa ki mahkemece emekli maaşına el konulmasına sebep olan sözleşme belirlenmeden, davacı hakkında borcundan dolayı yapılıp kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından ve önceden verilen taahhüt veya muvafakatin de hükümsüz olduğundan bahisle eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 37,00 TL harcın istek halinde iadesine, 18/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy