MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan aldığı borç paraya karşılık 6.5.1999 tarihinde davalı ... lehine 11.000 TL bedelli üst limitli/ipotek tesis ettiğini; ancak borcun vadesinde ödenmemesi sebebi ile bono düzenlendiğini, bu borcunda vadesinde ödenmemesi sebebi ile tekrar senet düzenlediğini, bu şekilde borca sürekli faiz işletildiğini, davalının hiç tahsilat yapılmamış gibi toplamda 32.000 USD bedelli 32 adet senet imzalattığını, 11.000 TL bedelli borç için daha yüksek miktarda ödemede bulunduğunu ileri sürerek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte davacının ipotek borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş ve aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir,
Birleşen Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/612 Esas sayılı dosyasında davacı, asıl dosyada ileri sürdüğü sebeplerle davalı ... Aslan'ın 1.400,00 USD bedelli toplam 7 adet senedi babası diğer davalı ... Aslan'a ciro ettiğini, Haydar Aslan'ın da bu senetlerle kambiyo senetlerine mahsus icra yolu ile takip başlattığını, takibe konu senet bedellerini ödediğini ileri sürerek Ankara 11. icra Müdürlüğü'nün 2006/4048 E. Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini istemiştir.
Birleşen dosyanın davalıları davanın reddini dilemiş ve davacı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; 20.01.2015 tarihli tavzih kararı ile hüküm kısmına ek olarak asıl dava dosyasında davacının kötü niyetli bulunduğu kanaatına varıldığından asıl alacak üzerinden hesaplanan % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, birleştirilen Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/612 esas sayılı dava dosyasında davacının kötü niyetli bulunduğu kanaatına varıldığından asıl alacak üzerinden hesaplanan % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine şeklinde hükmün düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmün tashihi ve tavzihi HMK'nun 304 ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup, buna göre, mahkemece hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir.Hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hüküm tavzih edilebilir.Asıl hükmü değiştirecek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. Tavzih yoluyla hükmün kapsamı genişletilemeyeceği gibi, hükümle kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde de karar verilemez. Somut olayda; mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; akabinde davalının talebi üzerine 20.01.2015 tarihli tavzih kararı ile her iki dava yönünden % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine şeklinde hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Tavzih talebi üzerine verilen bu karar, hükmü değiştirecek nitelikte olup, tavzih ile bu şekilde karar verilmesi olanaklı değildir. Mahkemece, hükümde değişikliğe yol açabilecek şekilde tavzih kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy