MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmasız, davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ...'nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hissedarı olduğu 3 adet taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ile birlikte vekâlet görevi kötüye kullanılarak satıldığını, yapılan işlemlerden haberinin olmadığını, satış bedellerinin de kendisine ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 15.000.00.TL'nın, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile toplam 623.222.00.TL'nın davalıalrdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, öncelikle davacının vesayet altına alınması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... yönünden, davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 623.220.00.TL' nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar mahkemece, noterde düzenlenen vekâletname ile vekil tarafından yapılan satışların geçerli olduğu, ancak davalı vekil ...'ın satış bedelini davacıya ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile bedelin tahsiline karar verilmiş ise de; Davacının vesayet altına alınması için ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın 18.12.2014 tarih ve 2014/512 Esas 2014/1508 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği ancak kararın temyizi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi' nin 30.03.2015 tarih ve 2015/3183 Esas 2015/4551 Karar sayılı ilamı ile TMK.'nun 406. maddesi uyarınca davacının kısıtlanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına ve yine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi' nin 08.10.2015 tarih ve 2015/12746 Esas 2015/13960 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2015/912 Esas sayılı dava dosyası üzerinde kayda alındığı ve mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edildiği ve halen dava dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 114/d maddesi hükmünde; davacının taraf ve dava ehliyetine sahip olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, mahkemece istek olmaksızın resen gözetileceği açıktır.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun 165/1. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda; davalı ... tarafından davacının kısıtlanmasına ilişkin açılan davanın sonucunun eldeki davada davacının taraf ehliyetini etkileyeceği açıktır. Anılan nedenle, .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2015/912 esas sayılı dava dosyasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca mahkemece; davacının kısıtlanması için açılan davanın eldeki dava açısından bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre varsa usûli eksiklik giderilerek ondan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle az yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerekirir.
2- Bozma nedenine göre, temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy