MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili avukat .... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile arasında 21/05/2012 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını ve ....Giyim San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yapmak ve mecurdan tahliye etmek için dava açmak üzere davalı ile anlaşıldığını, bilahare davalının muvafakatı ve sözleşmedeki ücretin aynen ödeneceğini taahhüt etmesi üzerine bir takım görüşmelerle davalının kiracısının tahliyesini sağlayacak fesih protokolünün vekil sıfatı ile tarafından hazırlandığını, imzalandığını ve tahliyenin sağlandığını, 5.000,00.-TL tahliye vekalet ücretini ..... İcra Müdürlüğü'nün 2012/10226 esas sayılı dosyası tahsilatından mahsup ederek davalıya serbest meslek makbuzu kestiğini, davalının ise .... Noterliği’nden keşide ettiği 14/11/2012 tarihli ihtarname ile 5.000,00.-TL vekalet ücreti kesintisinin haksız olduğunu ve bu nedenle aradaki 21/05/2012 tarihli sözleşmeyi feshettiğini ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/10226 esas sayılı dosyası tahsilatından mahsup edilen 5.000,00.-TL’nin kendisine iade edilmesini istediğini, bunun üzerine davalıya ....17.Noterliği’nden keşide edilen 26/11/2012 tarihli ihtarname ile, 5.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı adına tahsil ettiği paralardan öncelikle mahsup edilmesinin tamamen hukuka uygun olduğu, yine Avukatlık Yasasının 163 ve devamındaki maddeleri ve özellikle 175/2 maddesi gözetildiğinde davalının aradaki avukatlık sözleşmesini haksız ve kötü niyetli feshetmesi nedeni ile... 24.İcra Müdürlüğü'nün 2012/10226 E. sayılı dosyasından hesaplanan ve yasa gereği müvekkile ait olan bakiye 18.710,00.-TL icra hasım vekalet ücreti ve sözleşme gereği tahsilatlardan ödemesi gereken bakiye 31.649,00.-TL vekalet ücreti toplamı 50.359,00.-TL’nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde davacıya ödemesinin ihtaren talep edildiğini, ödeme yapılmadığından davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/27523 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, alacağın 48.356,81 TL'lik kısmı ile ilgili itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalı ile aralarında imzalanan 21/05/2012 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi ve haksız olarak azledilmesi nedeniyle avukatlık ücretinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda azlin, davacının kusur ve ihmali ile gerçekleştiğini ispat edilemediğinden haksız olduğu sonucuna varılmış ise de; taraflar arasında imzalanan 21.05.2010 tarihli sözleşmenin 5/b maddesinde... Giyim San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında tahliye davası açılması durumunda müvekkilin avukata dava başlangıcında 5.000 TL vekalet ücreti ödeyeceği öngörülmüş olup, dava açmaksızın tahliyeyi sağlayan davacının ücreti hakettiğinden bahisle icra dosyasındaki tahsilattan 5.000,00 TL kesinti yapması nedeniyle azledilmesi, sözleşmenin dava açılması halinde 5.000,00 TL ödeneceğine dair açık hükmü karşısında, haklı azil niteliğindedir. Davacı, davalının sözlü olarak dava açılmasa da tahliyeyi sağlaması durumunda ücretin aynen ödeneceğini taahhüt ettiğini ileri sürmüş ise de; bu iddiasını kanıtlayamamıştır.
Avukatlık Kanununun 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek hasıl olaca sonuca göre bir bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının tüm ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sari temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya ayrı ayrı iadesine, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy