MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara 01.03.2005 tarihinde 5000 gbp borç para verdiğini, aynı tarihte adi sözleşme ile borcun davalıların evlerini sattığında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak aradan 9 yıla yakın zaman geçmesine rağmen, evin satışının gerçekleşmediğini, kendisine olan borcu da ödemediklerini ileri sürerek, 5000 gbp nin dövize uygulanacak en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin erteleyici şarta bağlı olduğu ve sözleşme şartının gerçekleşmediğinden davacının talep hakkı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Şarta bağlı borçlar, TBK' nun 170-176. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Şart, bir sözleşmenin varlığının veya hukuki sonuçlarının gerçekleşeceği kesin olmayan gelecekteki bir olaya bağlanmasıdır. Türk Borçlar Kanununda erteleyici (taliki) ve bozucu (infisahi) olmak üzere iki türlü şart düzenlenmiştir. Şayet sözleşmenin hukuki sonuçlarının doğması şarta bağlanmışsa erteleyici (taliki) şart, sona ermesi şarta bağlanmışsa bozucu "infisahi" şart söz konusu olur. Şartın gerçekleşmesi tarafların iradesine, taraflarla birlikte üçüncü şahsın iradesine veya dış olaylara bağlanabilir. Erteleyici şarta bağlı sözleşme, şartın gerçekleşmesinden önce tarafları bağlar. Ancak sözleşmenin sonuçları şartın gerçekleşmesiyle birlikte doğar. Şart gerçekleşinceye kadar sözleşme hükümleri askıda olup, alacaklının ifayı isteme hakkı, borçlunun da ifa yükümlülüğü yoktur.
Türk Borçlar Kanunu'nın 175.maddesinde ''taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.'' yazılıdır. Her ne kadar mahkemece davalıların koşulun gerçekleşmesinin davalı tarafından engellendiğinin davacı tarafından ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, borcun verildiği tarihten bu yana çok uzun zaman geçmiş olması, borcun ödenmesi evin satılması şartına bağlı olduğu ve evin yaklaşık 9 yıl gibi uzun bir zaman boyunca satılamaması karşısında, borcun ödenmesi için koşulun gerçekleşmesinin beklenmesi hakkaniyete, dürüstlük kuralına ve iyiniyete aykırıdır. Koşula bağlı sözleşme yapan taraflardan, koşulun gerçekleşmesinin beklenmesi hakkaniyete uygun ise istenebilir. İnsan ömrünü aşar nitelikte uzun süre koşul gerçekleşmez ise burada hakkaniyetten bahsedilemez. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy