MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket yetkililerinin Milli Eğitim Bakanlığı’ndan geldiklerini ve dersanelerin kapatılacağından bahisle evlerde ders verileceğini söylemeleri üzerine kendilerine inanarak 11.03.2014 tarihinde 3.640,00 TL bedelle kitap ve internet üzerinden canlı eğitim seti alarak sözleşme imzaladığını, aradan 10 gün geçtiktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelmediklerini anladığını, sözleşmeyi iptal etmek için telefonla aradığında iptal edilemeyeceğinin söylendiğini, almış olduğu ürünleri ve eğitim setini hiç kullanmadığından dolayı cayma süresinin de başlamadığını ileri sürerek sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.1-Davacı, davalı şirket yetkililerinin Milli Eğitim Bakanliği’ndan geldiklerini ve evde canlı ders vereceklerini söylemeleri üzerine buna inanarak sözleşmeye imza attığını ve kandırıldığını ileri sürerek sözleşmenin iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı şirket yetkililerinin Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelindiğinin davalıya söylenmesi ve davalının da bu duruma inanarak sözleşmeye imza attığını, bu durumunda saikte hata olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar tanık dinlenilerek saikte yanılma suretiyle taraflar arasında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelindiği ve evlerde canlı ders verileceği söylenerek sözleşmenin imzalandığı kabul edilerek sözleşmenin iptaline karar verilmişse de, bu hususta ki iddianın sadece tanıkla ispat edilmesinin mümkün olmadığı gibi tanık dışında diğer delillerinde sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülüklerden sorumlu olmaması hususunun 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 18.maddesi uyarınca sadece usulünce ileri sürülerek, cayma bildirimi ile yapılabileceği anlaşılmakla, bu konuda taraflarca gösterilen diğer delillerde birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekitir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.