MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yıkım ve ecrimisil ile asıl ve birleşen davalar yönünden yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... Hiz. A.Ş. vekili avukat ... ile davacılar vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davacı ... davalı hastanede doğum yaptığını, bebek Harun'un zeka testinin normal olmadığı halde temiz raporu verilerek gerekli tedavinin geciktiğini ve imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davalıların kusuru nedeni ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemişler, birleşen dava ile de bakiye maddi tazminatın tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, 602.737 TL. maddi ve 200.000 TL. manevi tazminatın davalı şirketten yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiş, dairemizce karar asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması nedeni ile bozulmuş, bu sefer mahkemece bozma ilamına uyularak, asıl davada, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin kabulü ile 392.000 TL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 210.737,16 TL nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, davalıların kusur ve ihmali nedeni ile zarara uğradıklarından bahisle asıl dava ile manevi tazminat istemi ile birlikte , fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7343,00 maddi tazminata karar verilmesini istemiş, 28/1/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile bu talebini 392.000 TL olarak ıslah etmiş daha sonra birleşen dava ile de bakiye maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemişlerdir. Ne var ki, davacılar, ıslah dilekçeleri ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamakla artık ıslah ile artırılan miktar dışında maddi tazminat isteminde bulunamazlar. Bu nedenle mahkemece, ek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3-Davacılar, dava dilekçeleri ile faiz isteminde bulunmamış ıslah dilekçeleriyle ise faiz isteminde bulunmakla birlikte bu istemde de faiz başlangıç tarihleri hakkında bir talepleri olmamıştır. Hal böyle olunca, asıl davada ancak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebilecek iken aksi kanaatle olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ... lehine BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1,50 harcın istek halinde temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan 2.241,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.