MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.03.2011 tarihinde yanında eşi ve baldızı ile birlikte alışveriş yapmak amacıyla davalı şirkete ait palmiye alışveriş merkezine gittiğini, aracını AVM'nin ön tarafında bulunan otoparka park ederek içeriye girip yaklaşık 40 dakika sonra AVM'den çıkıp aracının yanına döndüğünde aracın sol arka kapı camının kırık olduğunu ve aracında bazı eşyaların çalınmış olduğunu fark ettiğini, bunun üzerine polisin aranarak olayın tutanakla tespit ettirildiğini, çalınan eşyaların toplam bedelinin 11.000,00 TL olduğunu ileri sürerek meydana gelen zarar nedeniyle 11,000,00 TL'nin olay gününden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte 12.000,00 TL olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait aracın AVM'nin otoparkında olmayıp karayolları istimlak sınırında iken olayın gerçekleştiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddini karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, ... alışveriş merkezine ait otoparkta meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiş, davalı taraf ise aracın park edilen yerin alışveriş merkezine ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının aracının, davalı tarafından işletilen AVM'nin önünde güvenlik klubesinin bulunduğu, AVM'ye ait otopark olarak ayrılan yerde olmayıp, AVM'nin sınırı ile karayolları arasında bulunan karayolları istimlak sınırı içerisinde olduğu, bu bölümü karayolundan ayıran herhangi bir duvar veya çit gibi sınırlayıcı unsurun bulunmadığı, açık alan olup, tüm kamunun yararlanmasına sunulduğu, davacının, alışveriş için geldiği sırada aracını alışveriş merkezine ait otoparka park etmeyip, açık alana park etmek ve araç içerisinde değerli eşyalarının bulunduğu çantaları bırakmak suretiyle kendisinin asli kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemce yapılan keşif sırasında davacı taraf aracın nereye park edildiğini göstermiş olup, bu yerin kullanımının kime ait olduğu, kullanım için ilgili kurumlara kira bedeli ödenip ödenmediği, karayolları sınırının nerede başlayıp nerede bittiği, AVM'nin otopark olarak kullandığı alanların ne kadarının karayollarına ait istimlak alanı içerisinde olduğu, söz konusu yerin güvenliğinin kimin tarafından sağlandığı, bu yerde olduğu belirtilen büfenin kim tarafından kiralandığı hususlarında inceleme yapılarak sonuçta bu yerin AVM'nin kullanımında olup olmadığı hususunda tam bir kanaat oluşturulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.