MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı, davalılarla dershane açma konusunda anlaştığını, dershanenin yönetici ve sorumlusunun ... olduğunu, kendisinin taahhüt ettiği 25.000TL'yi ödediğini ancak gördüğü lüzum üzerine ortaklıktan ayrıldığını, ortaklık payı olarak yatırdığı paranın davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, 25.000TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 13.500,00TL'nin temerrüt tarihi olan 18/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davaların geri alınması nedeniyle, haklarında açılan davaların açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalılardan Tuncay tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davada, davalılarla birlikte ortak olarak açmayı düşündükleri dersane için davalılara verdiği bedelin iadesini istemiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların planladıkları ortaklığın kurulamadığı, dersaneyi davalılardan İbrahim'in tek başına açtığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalılardan Fatih, Osman ve İbrahim ile anlaşarak 17.06.2013 tarihli protokoller gereği adı geçen kişiler hakkındaki davaları geri almış olduğundan, bu kişiler hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bahsi geçen protokoller ile davalılardan Fatih 5.000TL, Osman 2.500TL, İbrahim 4.000TL davacıya ödeme yapmıştır. Mahkeme ise, davacının ödediğini belirttiği 25.000TL den, yapılan 11.500TL lik ödemeyi çıkararak, davalı ...'ı bu bedelden sorumlu tutmuştur. Oysa ki, davacının, ortaklık kurulacağı inancıyla 25.000TL ödeme yaptığı ve bir kısım davalılar tarafından davacıya ödeme yapılmak suretiyle bu hususun kabul edildiği açık olduğuna göre, artık davalıların ödenen bedelden eşit olarak sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:(1) nolu bentte belirtilen nedenle kararı temyiz eden davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2-İkinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.