MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, annesi olan davalının Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1988/836 Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... aleyhine 23.08.1998 tarihinde tapu iptal tescil ve tenkis davası açtığını, kararın Yargıtay tarafından 02.11.2007 tarihinde bozularak yeni esas numarasına kaydedildiğini, verilen kararın davalı aleyhine takibe konulduğunu, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının kendisine; icra takibine konu paraları ödemesi karşılığında bazı tarlaları tapuda devredebileceğini söylediğini, davalının verdiği sözü tutacağı kanaati ile davalı adına, Bolu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3174 sayılı dosyasına 10.355,00 TL, 2009/3257 sayılı dosyasına 37.508,00 TL, Bolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4103 sayılı takip dosyasına 6.300,00 TL ve Bolu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4645 sayılı takip dosyasında ise dosya avukatına haricen 6.358,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemeleri yaparken davalının bazı taşınmazları tapuda kendi adına devredeceği inancı ile hareket ettiğini, bununla birlikte davalının tarlaları damadına devrettiğini, bunun üzerine icra dosyasına yatırdığı paraları talep etmesine rağmen davalının ödemediğini ileri sürerek; 60.501,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.658,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, annesi olan davalı aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davalının ödemesi gereken bedelleri; kendisine bir kısım tarlaların tapusunun tarafından devredileceği inancı ile davalı adına yatırmasına rağmen, davalının tarlaları damadına devredip, kendisine de icra dosyasına yaptığı ödemeleri iade etmediğini ileri sürerek 60.501,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, Mahkemece 2009/4103 Esas sayılı takip dosyasının avukatı tarafından imzalanan alındı belgesinde; “... adına oğlu ...’ten borca mahsuben ve haricen 6.300,00 TL alındı” ibaresinin, 2009/4645 Esas sayılı takip dosyasında yer alan alındı belgesinde “... adına ...’ten borca mahsuben ve haricen 6.358,00 TL alındı” ibaresinin yazılı olduğu, yazılı bir belgenin bulunmadığı durumlarda iddia sahibinin son başvuru çaresinin yemin teklif etmek olduğu, davacının toplam 12.658,00 TL’yi yatırdığını belgeleri ile ispatladığı, kalan kısmın ise davalı tarafından yatırıldığı ispatlandığından, yeminle ispatlanamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 12.658,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de; davacı reddedilen miktar yönünden iddiasını bir belge ibraz ederek ispatlayamamıştır; ancak davacının dava dilekçesinde açıkça “yemin” delili demekle yemin deliline dayandığı, 15.05.2014 tarihli 2 nolu celsede ise davalıya yemin teklif edeceğini bildirdiği ve Mahkemece de davacıya yemin metnini sunması için süre verildiği, davacının süresinde yemin metnini ibraz ettiği, akabinde 6100 sayılı HMK’nın 228. maddesine uygun olarak yemin davetiyesinin çıkarıldığı ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bununla birlikte davalının yemin için tayin olunan gün ve saatte hazır bulunmadığı, böylece yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilmeden davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy