MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir arkadaşıyla birlikte davalı şirkete ait olarak işletilen ...'nin ... şubesine kahve içmeye gittiğini, 08.04.2011 günü oturduğu masanın üzerinde asılı bulunan ... logolu son derece ağır demir levhanın, davalı tarafından gerekli tedbirlerin alınmayışı nedeniyle kafasına düştüğünü, bir anda kan revan içerisinde kalarak baygınlık geçirdiğini ve yaralandığını, kazanın oluşunda kafe işletenleri ile yardımcı kişilerin tam kusurlu ve sorumlu olduğunu, kafasına dikiş atılması nedeniyle saçlarının koptuğunu, hastaneden taburcu olduktan sonra da evde tedavisinin devam ettiğini, yardımcı tutmak zorunda kaldığını, ölüm korkusu yaşadığını ve yaşadığı bu depresyon nedeniyle psikolojik tedavi gördüğünü, saçının kopan kısmına kaynak yaptırdığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın olay gününden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 848,80 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı; davalı tarafından işletilen yerde kahve içerken asılı bulunan demir panonun kafasına düşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne 848,00 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminatı miktarı; 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu' nun 4 üncü maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda; takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.