MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketin ürettiği domates fidelerini satın aldıklarını, dikimden sonra fidelerin kuruması üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/27 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen rapor ile fidelerdeki kurumanın fidenin üretim aşamasında bakır kullanılmasından kaynaklandığının belirlendiğini, yaptırılan tespit sonucu zarara uğradıklarının tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her biri için 4.000,00TL olmak üzere 8.000,00TL tazminatın yasal faizi ile birlikte ve 903,00TL tespit giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların davalı şirketten satın aldıkları domates fidelerinin kuruması üzerine uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacılar, satın alınan domates fidelerinin tarlaya dikimi sonrasında kuruması nedeniyle .... Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak tepit talebinde bulunmuşlar, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/27 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen 26.4.2011 tarihli raporda, fideler üzerinde yoğun bir bakırlı preparat kullanımının gözlendiği, bakırın yüksek oranlarda uygulandığında bitkilerde Fitotoksit etkiler gösteren bir element olduğu, bu etkinin yapraklarda yanma ve gelişme geriliği şeklinde ortaya çıkabildiği, özellikle bitkilerin büyüme uçlarının aşırı bakır toksisitesinden zarar görmesi nedeni ile fidelerde ölüm ve büyüme engellenmesi belirtilerinin gözlendiğinin belirtildiği, fidelerde bakır uygulamasının fideyi üreten firma tarafından yapıldığında fidelerde aşırı bakır kullanan firmanın özürlü fide üreterek sattığı kabul edilerek davacıların zararlarının belirlendiği rapor edilmiştir.
Davacılara ait tarlaya ekimi yapılan fidelerdeki kurumanın hangi sebebten kaynaklandığının tespiti amacıyla; yargılama aşamasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; tespit dosyasında alınan 26.4.2011 tarihli analiz raporunun gözlemden ibaret olduğu, bakır analizine ilişkin test yapılmadığını, bu nedenle bilimsel sonuç olmadığı, fidelerde yoğun bakır uygulandığı sonucuna varılması için mutlaka yöntemine uygun test yapılması gerektiği, bu analiz olmadan fidelerin bozulma nedeninin bakırden kaynaklandığı kanısına varılamayacağı belirtilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki hükme esas alınan bu rapor tespit raporuyla çeliştiği gibi hüküm kurmaya elverişli olmayıp yetersizdir. Bu rapora itibar edilerek hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme ve araştırma yapılmalı, tespit raporu ile son raporlar arasındaki çelişki giderilmeli, tarafların raporlara yaptığı itirazlar karşılanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.