... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.02.2014 gün ve 2013/127 2014/45 sayılı hükmün Dairemizin 07.05.2015 tarih ve 2014/23308 2015/14714 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, evinin satışına aracılık hizmeti verilmesi amacıyla davalı ile aralarında 18.09.2012 tarihinde tellallık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede satış bedelinin 390.000TL olarak kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak kendilerine bildirim yapmaksızın 21.12.2012 tarihinde evin satışını gerçekleştirdiğini, sözleşmede satış bedeli üzerinden % 2 tellallık ücreti ve cezai şart olarak da karşı tarafa ait % 3 ödemenin taahhüt edildiğini ve buna göre alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2012/17099 sayılı takipteki alacağın 8.673TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptaline, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine, 8.673TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen bölüm yönünden davalının kötü niyet tazminat isteminin şartları bulunmadığından reddine, karar verilmiş; hüküm, tarafların temyizi üzerine davalı yararına bozulmuş; bu kez de davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tellallık ücretinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılmış olup, mahkemece taşınmazın satıldığı resmi akitte belirtilen bedel üzerinden hesap yapılmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa taraflar arasındaki 18.09.2012 tarihli tellallık sözleşmesinde satış bedeli 390.000TL olarak gösterilmiştir. Davacının hak ettiği ücretin sözleşmede zikredilen bu bedel üzerinden hesaplanması gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen, sözleşmedeki tellaliye hizmet bedeli alıcıya aittir yazısını farklı yorumlayarak, bu durumun ancak davacının aracılık ettiği satışlar için mümkün olduğu düşünülmeksizin kararın yanlış gerekçeyle bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozmaya dair 07.05.2015 tarih 2014/23308 Esas 2015/14714 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 07.05.2015 tarih 2014/23308 Esas 2015/14714 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy