MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Ertuğrul Köroğlu'nun hizmetinde 1992 yılı 11. ayından 04/01/2010 tarihine kadar temizlikçi olarak asgari ücretle çalıştığını, ancak çalışmalarının ... ve davalı şirkette sigortalı olarak gösterildiğini ve fesih nedeniyle kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL, ıslah ile 13.548,08 TL kıdem tazminatı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, hizmet sözleşmesine dayalı kıdem tazminatı ücretinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı, ağırlıklı olarak evde temizlik hizmeti şeklinde geçen bu çalışmasının 04/01/2010 tarihine kadar devam ettiğini ve emeklilik sebebiyle 04/01/2010 tarihinde işten ayrıldığını, ancak kıdem tazminatının ödenmediğini belirtmiştir.
Davacı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının "e" bendi gereğince "ev hizmetlerinde çalışanlar" hakkında İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağından dolayı İş Kanununda düzenlenmiş olan tazminatları isteyemez ise de, taraflar arasında Borçlar Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir hizmet sözleşmesi söz konusu olduğundan, davacı, zamansız fesih nedeniyle Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan hakları yönünden, aynı Kanunun 313 ve devamı maddeleri ile aynı Yasanın 340-345 maddelerine dayanarak makul bir tazminat talebinde bulunabilir. O halde mahkemece, davacının Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan tazminat hakları yönünden bir değerlendirme yapılarak, hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy