MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; İçerenköy Mahallesi, 2415 ada, 16 parselde kayıtlı 1.kat 4 nolu daireyi yaklaşık 250.000,00 TL bedelle davalı yükleniciden satın aldığını, zaman zaman binanın bodrum katında su baskınları yaşandığını, binaya ait duvarların nem aldığını, bodrum kat sahibinin ... 3.Tüketici Mahkemesinin 2010/382 E sayılı dosyası ile açtığı davada, yapılan keşif sonucunda alınan 21.3.2011 tarihli raporda, binanın temel yapısında ve inşaat aşamasında yapılan hata, eksiklik ve yetersizlikler bulunduğunu, söz konusu binanın yapımı sırasında temelde, bina temelinde perde ve temel izolasyonunun bulunmadığını, binadaki ayıpların kesin ve kalıcı olarak binanın yapımı inşaat sırasında çözümlenmesinin gerektiği, şu anda yapılacak müdahalenin pahalı olacağı gibi kesinde olmayacağının tespit edildiğini, bu nedenle binanın inşaatının henüz yapım ve temel aşamasında usul ve tekniğine uygun yapılmadığından söz konusu taşınmazın ayıplı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline, ayıplı malın dava tarihindeki değerinin tespit edilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, talebini ıslah ederek 220.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, emsal gösterilen davadaki rutubet problemlerinin bodrum kata ilişkin olduğunu, bodrum kattaki problemlerin tüm binayı etkilediğine dair mahkeme kararı bulunmadığını, ayıp ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 8.7.2013 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalı müteahhiten satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davaya konu dairenin gizli ayıplı olduğu mahkemenin de kabulünde olup, mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmadan davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan Türk Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 223. maddesi uygulanacaktır. Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre,” Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa bu durumu da hemen satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. TBK’nun 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Hemen belirtmek gerekir ki eksik iş, yapılması gerektiği halde yapılmayan işleri, ayıplı iş ise eserde olması gereken vasıfla fiilen mevcut olan arasındaki farkları ifade eder. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik işler yönünden ihbarda bulunmasına ya da ihtirazı kayıt koymasına gerek yoktur İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü sadece ayıplı işler içindir. Hal böyle olunca, mahkemece ayıba ilişkin ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı hususunun araştırma konusu yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy