MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından inşa edilen projeden satın aldığı bir adet bağımsız bölümün 2006 yılı Haziran ayında teslim edildiğini, taşınmazdaki ayıplar nedeniyle 24.02.2010 tarihinde açtığı dava sonucunda 04.09.2012 tarihinde toplam 53.800.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak faiz istemediğini, davalı borçlu hakkında 06.11.2012 tarihinde asıl alacak, yargılama giderleri ve dava tarihinde talep ettiği 5.000.00.TL için dava tarihinden, ıslah ettiği 48.800.00.TL yönünden de ıslah tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının mahkeme kararında faize hükmedilmediği yönünde İcra Hakimliği' ne yaptığı şikayet sonucunda İcra Hakimliği tarafından 8.157.30.TL faiz yönünden icra emrinin iptaline karar verildiğini, davalı tarafından icra dosyasına yatırılan paranın itirazi kayıtla çekildiğini, 24.06.2014 tarihinde 8.169.15.TL faiz alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibinde bulunduğunu ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacağın %20'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacı, davalı aleyhine daha önce açtığı davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak faiz talebinde bulunmadığından alacağın faizinin de tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davacının faiz isteme hakkı olup olmadığı, davalı tarafından ödemenin ne zaman yapıldığı, davacının itirazi kayıtla ödemeyi kabul edip etmediği, faizin miktarının hesaplanması yargılama yapılmasını gerektirdiğinden icra - inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında red kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.’nun 370/2. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün (1) nolu bendinde yer alan “icra dosyasındaki alacak üzerinden takdiren %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.