MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kayınbiraderi olan davalının kendisinden borç istediğini, bunun üzerine banka kanalı ile davalıya 3.500,00 TL miktarında para gönderdiğini, bununla birlikte davalının borcu ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise borç verme iddiasının gerçek dışı olduğunu, gönderilen paranın 1.000,00 TL’sinin düğün takısı olarak, 2.500,00 TL’sinin ise davacının eşi, kendisinin de ablası olan ...’a verilmek üzere gönderildiğini, bu nedenle 2.500,00 TL’yi de ablasına verdiğini savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki havale ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan 12.11.2009 tarihli işlemi gösterir hesap özeti incelendiğinde; gönderilen paranın ne için gönderildiğine dair bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca söz konusu hesap özetinde görülen 12.11.2009 tarihli işlem, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli kabul edilemez. Davalının açık muvafakati olmadığından ve yine taraflar arasında HUMK’nun 293/1. (HMK’nun 203/1.) maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK’nun 288. (HMK’nun 200.) maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece davanın reddine dair karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy