MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vakıf,....beldesinde yer alan 121 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki çok amaçlı iş merkezi ve hizmet binası ile fabrika binasının satışı konusunda davalı ile 22.07.2008 tarihli satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre satış bedelinin 1.000.000,00 TL'sinin peşinat olarak belirlendiğini, peşinatın 450.000,00 TL sinin 22.07.2008 günü davalının hesabına ödendiğini, ancak vakıf tarafından taşınmazın satışından vazgeçildiğini, bu hususun 31.12.2008 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, sözleşme gereği peşinat adı altında nakit ödenen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, 450.000,00TL'nin 31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 279.869,10 TL’nin 31.12.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle ve 43.478,28 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, satış sözleşmesinden vazgeçilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında nakit ödenen peşinatın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 279.869,10 TL’nin 31.12.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle ve 43.478,28 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça 450.000,00 TL alacağın tahsili talebinde bulunduğu halde, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, ayrıca 43.478,28TL faiz alacağına da hükmedilmiştir. Oysa ki, sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının talebi yönünde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 5.522,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.