MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...i Başkanlığı'nın ...Memursen Projesinden 07.05.2010 tarihinde imzaladığı sözleşme ile konut satın aldığını sözleşmede teslim süresinin inşaatın başlamasından itibaren 30 ay olarak belirlendiğini buna göre inşaat 2009 yılında başladığından 2011 yılında teslim edilmesi gereken konutun süresinde teslim edilmediğini, depremden dolayı zorunlu olarak 30.08.2012 tarihinde geçici olarak daireyi kullandığını, dairede eksiklik ve ayıpların bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000.00.TL geç teslimden kaynaklı kira kaybı ile 1.000.00.TL eksik ve ayıplı imalat bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 30.08.2012 tarihli işgal tutanağı ile davacının bu tarihte konutu teslim aldığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacının geç teslim nedeni ile uğranılan kira kaybı alacağının tahsili yönündeki isteminin, taraflar arasında imzalanan 07.05.2010 tarihli satış sözleşmesi gereğince gayrımenkulün 30 aylık süre içerisinde 30.08.2012 tarihli geçici işgal tutanağı ile süresinde teslim edildiği, konuttan faydalanıp faydalanmamanın bu tarihten sonra davacının insiyatifinde olduğu gerekçesi ile doğru olarak reddedilmiştir. Ancak davacının eksik ve ayıplı imalatlardan dolayı bedelinin tahsili istemi yönünden, dosyada mevcut ve taraflar arasında imzalanan ve tarafları bağlayıcı olan 30.08.2012 tarihli işgal tutanağındaki aynen“...İnşaa ettirilen konutumu 23 Ekim 2011 tarihinde ...ilinde meydana gelen 7.2. şiddetindeki deprem dolayısıyla henüz tamamlanmamış olan konutumu işgal etmek istiyorum. İşgal ettiğim konutumda ve bina içerisindeki ortak alanlardaki tüm eksiklikler ile çevredeki tüm eksik imalatlardan yüklenici firma sorumlu tutulmak kaydıyla ve kendi rızamla konutumu işgal ediyorum. Eksik kalmış işlerden dolayı hiçbir şekilde Toplu Konut idaresini aramayacağım. Konutumu işgal etmiş olmam demek İdarenizle yüklenici firma arasındaki geçici kabul yapılmış demek değildir. Yüklenici firma tüm eksikliklerini tamamlayıp tesisin işleyişine etki etmeyecek eksiklikleri ile geçici kabule hazır olduğunu beyan ettiğinde ve de geçici kabul heyetince eksik ve kusurların tamamlandığına dair onayından sonra konutumla ilgili teslim tutanağını imza edeceğimi beyan ederim.” şeklindeki beyanlar dikkate alındığında konutta eksiklikler bulunduğu ancak depremden dolayı konutun sadece geçici işgalinin yapıldığı, konuttaki eksik ve ayıpların yüklenici tarafından tamamlandıktan sonra tüketici alıcıya teslim tutanağı ile teslim edileceği ancak eksik ve ayıpları gidererek teslimi kanıtlamakla yükümlü olan davalının teslimi kanıtlayamadığı buna göre davacının dava dilekçesi ile talep ettiği ve dosyada mevcut bilirkişi raporu ile tespit edilen eksik ve ayıpların giderilmesi bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece açık ayıp niteliğinde bulunan ayıpların geçici işgal tutanağından itibaren 30 günlük süre içinde ihbar edilmediği gerekçesi ile bu talebin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.