MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeni ile kendisinden dosya masrafı, komisyon ve başka adlar altında kesintiler yapıldığını ve kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah suretiyle talebini 3.480,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 3.480,00 TL'nin 3.000,00 TL'sine dava, 480,00 TL'sine ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile değişik tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından değişik adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemiştir. Davacının kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinden 24.09.2012 tarihli kredinin ticari kredi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece ticari kredi bakımından tefrik kararı verilerek davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken kredilerin tümünün tüketici kredisi olduğu kabul edilerek Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı, dava dilekçesinde haksız kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece avans faizine hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre mahkeme taleple bağlı olup, talepten başkasına karar veremez. Bu husus gözardı edilerek hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy