MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının; kampanyalı olarak satın almış olduğu ...cihazını sadece bir sim kartı ile kullanabildiğini, cihazın IMEI numarasının klonlanmış olabileceğini ileri sürerek tüketici hakem heyetine başvurduğunu, hakem heyeti tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı adına kayıtlı olan hattın 28.06.2012 tarihinde aktif olduğunu, bu hatta 29.07.2013 tarihinde 24 ay taahhütlü .... cihazı tanımlamasının yapıldığını ve davalıya teslim edildiğini, beş ay boyunca sorunsuz kullanılan telefonun, beş ay sonra 24.12.2013 tarihinde IMEI numarasının kopyalandığından bahisle tüketici hakem heyetine başvurulduğunu, Gemlik Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 777637 Sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, ... Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 777637 Sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. maddesine göre; "Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.” Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davaya konu telefon bedelinin 2.448,00 TL olduğu, davacı tarafından 07.02.2014 tarihinde tüketici hakem heyetine başvurulduğu, tüketici hakem heyetince şikayetin kabulü ile ürünün yenisi ile değiştirilmesine karar verildiği, kararın bu niteliği itibariyle kesin nitelikte olmadığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davanın açıldığı tarih olan 15.07.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre tüketici hakem heyetinin delil mahiyetinde karar verme yetkisi olmadığı gibi, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun döneminde tüketici hakem heyetince delil mahiyetinde verilen karara karşı 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra tüketici hakem heyeti kararının iptali amacıyla dava açılması da mümkün değildir. Bu nitelikte alacak talepleri için talep edilen miktar tüketici hakem heyetinin görev alanına girmekte ise, tüketici hakem heyetine yeniden başvuruda bulunulması zorunludur. Hal böyle olunca da mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilmeksizin dava dilekçesinin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; davanın esasına girilerek tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptali yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy