MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 01.12.2014 tarihinde 2004 mode... marka otomobili, otomobil alım satım işi ile uğraşan davalıdan (onun adına hareket eden babası ....'den) 17.100,00 TL bedelle satın aldığını, 13.12.2014 tarihinde Resmi Gazete'de bedelli askerlik kanunu yayımlanınca, bedelli askerlikten yararlanmak için aracını satmaya karar verdiğini, bunun üzerine yine bir alım satım işi yapan ... adlı alıcının aracı incelemesi neticesinde iki adet değişen parça olduğunu tespit ettiğini, bu durumu davalıya bildirdiğini, ancak davalının aracı iade alamayacağını ya da bedel iadesi yapamayacağını söylediğini, aracı bu haliyle 13.000,00 TL bedelle alıcı .... sattığını belirterek, 3.840,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalıdan satın almış olduğu aracın ayıplı olduğunu savunarak, sözleşmeden doğan zararın tazmini istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın açıldığı tarihte dava konusu aracın malikinin davacı olmadığı, maliki ya da zilyedi olmadığı bir eşya hakkında bir kişinin dava açamayacağı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı araç satım sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazminini istediğine göre davacının eldeki davada aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. O halde mahkemenin işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekirken, mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.