MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile birlikte, davalının dava dışı eşinin borçlu olduğu kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza attıklarını, dava dışı asıl borçlunun borcu ödemede temerrüde düştüğünü ve kefil sıtayla kendisinin ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu bedelin davalı diğer kefilin payına tekabül eden 8.265,00 TL’lik kısmı için başlattığı icra takibine karşı, davalının yaptığı itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kefil sıfatıyla ödenen borcun payı oranında diğer müşterek müteselsil kefilden rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davacının, ödediğini iddia ettiği ve mahkemece kabul edilen miktar ile yargılama aşamasında banka müzekkere cevabında bildirilen ödeme tutarının birbiri ile uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, davalının ödemesi gereken miktarın konusunda uzman bilirkişi tarafından tespiti ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.