.... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27/02/2014 gün ve 2012/917-2014/134 sayılı hükmün Dairemizin 25/06/2015 tarih ve 2014/29458-2015/22168 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalının taşınmazının satışına aracılık etmesi hususunda 31.1.2012 tarihli komisyon sözleşmesini imzaladıklarını, taşınmazın sözleşmede belirtilen ek süre içerisinde 26.5.2012 tarihinde dava dışı ...'ye satıldığını, davalının alıcıya başka bir emlakçının vasıtası ile taşınmazı kendisinin göstermesine rağmen komisyon ücretini ödememesi üzerine alacağının tahsili yönünde başlatılan takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı sözleşme süresinden sonra kendi imkanları ile ... isimli kişiye sattığını, davacı aracılığı ile alıcıyla görüştürülmesinin söz konusu olmadığını, bu kişinin dava dışı emlakçıyı yetkilendirip davacı ile yer gösterme tutanağının imzalandığı konusunda bilgisinin olmadığını, kendisinden istenebilecek komisyon ücretinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 25.6.2015 tarih ve 2014/29458 Esas 2015/22168 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dava, gayrimenkul satışına ilişkin komisyon sözleşmesinden doğduğu ileri sürülen ücret alacağının tahsili yönünde başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 31.1.2012 başlangıç- 31.4.2012 bitiş tarihli gayrimenkul satış temsilcilik ve komisyon sözleşmesi ile davalıya ait 13/2 nolu villanın %3 komisyon ve KDV si karşılığında satışına aracılık edileceği, sözleşmenin bitiminden itibaren 120 gün içerisinde taşınmazın komisyoncunun bulduğu, yönlendirdiği kişilere satılması halinde de ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazın sözleşmede düzenlenen bu ek sürede 26.5.2012 tarihinde ... adına devrinin sağlandığı sabittir. Buna göre uyuşmazlık, sözleşmedeki 120 günlük ek sürede taşınmazın davacının yer gösterdiği kişiye satılıp satılmadığı, davalının komisyon ücretinden sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalının taşınmazını sattığı 3. kişinin dava dışı emlakçı ile aralarındaki sözleşme çerçevesinde bu emlakçıya taşınmazı kendisinin gösterdiğini ileri sürerek 29.4.2012 tarihli ... ve ... arasındaki 13/2 nolu villayı da belirtir yer gösterme ve danışmanlık sözleşmesi ile ... temsilcisi olarak ... adına dava dışı Zuhal Yıldırım'a taşınmazın gösterildiğine dair 29.4.2012 tarihli yer gösterme formuna dayanmıştır. Davalı, dava dışı kişiler arasındaki gerçekliğini şüpheli bulduğu sözleşmelerden haberdar olmadığını savunmuştur. Gerçekten de davacının sunduğu pazarlama çalışmaları ve potansiyel müşteri raporlarında ve taraflar arasındaki elektronik yazışmalarda bu kişiye başka bir emlakçı aracılığı ile de olsa yer gösterildiğine ilişkin davalıya aktarılmış hiçbir bilgi bulunmamaktadır. 12.5.2012 tarihli elektronik posta ise içeriği itibariyle davada ileri sürülen iddiaların davalıya izahından başka sonuç doğurmayacak mahiyettedir. Davacı, sözleşmedeki ek süreye ilişkin düzenlemeden istifade edebilmek için basiretli tacir gibi davranıp taşınmazın bu kişiye satışı hususunda yer gösterme suretiyle aracılık ettiği bilgisini akidi davalıya bildirmek zorundadır. Dosya kapsamındaki deliller bu hususu ispata elverişli olmayıp bu halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalının taraf olmadığı, imzası bulunmayan, bilgisi dahilinde olduğu ispatlanamayan sözleşmeler gerekçe gösterilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken, sehven, 12.5.2012 tarihli elektronik postanın satıştan çok sonra kaleme alındığı belirtilerek yazılı gerekçe ile bozulması doğru olmayıp, davalının karar düzeltme talebinin kabulüyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan sebeplerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 25.6.2015 tarih 2014/29458 2015/22168 sayılı bozma kararı kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 57,60 TL harcın istek halinde iadesine 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.