MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 14.02.2012 tarihli satış sözleşmesi başlıklı protokol ile davalılardan dükkan yeri satın aldığını, taşımazın tapuda devrinin yapıldığını, protokolde taşınmazdaki kiracının 1 ay içinde taşınmazı boşaltacağı hükmü yer aldığını, ancak icra ve mahkeme yoluyla taşınmazın tahliyesini sağlayabildiğini ileri sürerek, icra, yargılama ve avukatlık masrafları olarak harcanan 3.250 TL tahliye ve teslim giderinin ve 26.750 TL kira gelirinden yoksun kalma tazminatının davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılardan Tahsin, protokolde şahit olarak yer aldığını, herhangi bir taahhütü olmadığını bildirmiş; diğer davalı ise protokolde vekili sıfatıyla imzası bulunan Ayşe Çek'i yetkilendirmediğini, dolayısıyla sorumluluk yüklenemeyeceğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden, protokolde şahit olarak yer aldığı ve sözleşme ile yükümlü olmadığı gerekçesi ile pasif husumet yokluğundan, diğer davalı ... yönünden ise protokolde imzasının bulunmadığı vekili sıfatıyla ... isimli kişi tarafından imzalandığı, kaldı ki satıcının taşınmazı tahliye yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin icra müdürlüğünde olduğu, dava şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davasında, resmi akitle devri yapılan taşınmazın, protokolde öngörülen sürede içindeki kiracı tarafından boşaltılmaması nedenine dayalı diğer talebinin yanında yoksun kalınan kira alacağını da talep etmiştir. Mahkemece, ... hakkındaki davanın da reddine karar verilmiştir. Ancak davacı ile davalı satıcı ... vekili arasında yapılan 14.02.2012 tarihli satış sözleşmesi başlıklı protokolde dükkandaki kiracının taşınmazı 1 ay içerisinde boşaltacağı hüküm altına alınmış olup, bu husus taşınmazı satan malik ...'i bağlar. Öte yandan davalı ..., vekili sıfatıyla prokotolü imzalayan ...'i yetkilendirmediğini, kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini savunmuş ise de; anılan vekilin 14.02.2012 tarih 3947 yevmiye sayılı resmi akitte de ...'in vekili sıfatıyla hareket edip resmi devir işlemini gerçekleştirdiği hususuna nazaran davalının bu savunmasına itibar edilemez. Ayrıca protokolde tanık olarak imzası bulunan davalı ...'in anılan resmi akitte satıcı olarak değil alıcı olarak yer aldığı da görülmektedir. Bunlara göre, davacının 14.02.2012 tarihli protokol hükümleri uyarınca davalı ...'dan kira parasına yönelik talepte bulunabileceği sonucuna uluşılmaktadır. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 09/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.