1-..., 2-... 3-..., 4-F. ..., 5-..., 6-..., 7-..., 8-..., 9-..., 10-..., 11-..., 12-..., 13-..., 14-..., 15-... 16-..., 17-..., 18-..., 19-..., 20-..., 21-..., 22-..., 23-..., 24-..., 25-..., 26-..., 27-... ve diğer 30 kişi vekili avukat ... ile ...... vekili avukat ..., İhbar Olunan 1-... Müh. ve Müş. A.Ş., 2-.... İnşaat A.Ş. vekili avukat ... Yılmaz aralarındaki dava hakkında Ankara 10. Tüketici Mahkemesinden verilen 04/06/2015 gün ve 2014/598-2015/1146 sayılı hükmün davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, Davacılar, davalı T... satın aldıkları.... ili ... ilçesi .... Etap ... adada bağımsız bölümlerde teslimden sonra eksik ve ayıpların ortaya çıktığını ileri sürerek vekilleri aracılığıyla verdikleri 02/07/2014 tarihli dilekçe ile her biri yönünden netleşen miktarlarda oluşan zararların tazminini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... adına açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar adına ise hükümde yazılı miktarlar yönünden davanın her bir davacı için kararda yazılı tutar üzerinden ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK’nun 427/2. maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacılar vekili tarafından her bir davacı yönünden temyiz edilen miktar, karar tarihi (04.06.2015) itibariyle 2.080,00 TL’yi geçmediğinden HUMK’nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacı ...'a, 440,00 TL harcın davalı... iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy