MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ...’e ödünç olarak 410 gram 22 ayar altın bilezik verdiğini, karşılığında senet aldığını, ...’ün borcunu ödemeyerek sonrasında da vefat ettiğini ileri sürerek 410 gram 22 ayar bileziğin davalılardan aynen tahsiline, aynen tahsil kabul edilmediği takdirde bedeli olan 36.362,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada davalıların murisine 410 gram 22 ayar altın bileziği ödünç olarak verdiğini, karşılığında senet aldığını, bununla birlikte borcun ödenmediğini, davalıların ise mirası reddetmediklerini ileri sürerek 410 gram 22 ayar altın bileziğin davalılardan aynen tahsiline, aynen tahsil kabul edilmediği takdirde bedeli olan 36.362,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılar alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece dayanak senet belge üzerinde tanzim tarihi ve tanzim yeri olmadığı, üzerine yapıştırılmış pulun 1995 tarihli olduğu, davacının senedin tanzim tarihi konusunda bir beyanda bulunmadığı, bu durumda pul üzerindeki tarihin tanzim tarihi olarak kabulünün zorunlu olduğu, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; davalılar zamanaşımı defi’nde bulunduklarına göre; senedin hangi tarihte verildiğini, borcun ne zaman doğduğunu ve muaccel olduğunu ispat etmek durumundadırlar. Davalıların bu yönde bir beyanı bulunmadığına göre; mahkemece senet üzerindeki pul esas alınarak ve davacının senedin tanzim tarihi konusunda beyanda bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Hal böyle olunca davanın esasına girilip taraf delilleri topladıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.