MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olan davalının görevi kötüye kullanma ve iftira suçundan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve ceza aldığını, davalının kendisine karşı işlemiş olduğu fiili sebebiyle 1. sınıf müteahhitliğini kaybettiğini, şirketinin dağıldığını, hiç bir bankadan ne mektup, ne çek, nede nakit para alamaz olduğunu, adeta dışlandığını ve ailesinin mağdur ve perişan olduğunu, 2 adet kepçesini sattığını ve borçlarına verdiğini, ayrıca 2 adet damperli kamyonunu hurda olarak Ankara Makine Kimya'ya teslim ettiğini, buna benzer bir çok zarar gördüğünü, piyasada kredisinin kalmadığını, bu yüzden ailesinin perişan olduğunu, elem ve ızdırap çektiklerini ileri sürerek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL'nin suç tarihi olan 27/08/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Davacı eldeki dava ile, avukat olan davalının Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/45 E. ve 2007/28 K. sayılı ilamına konu eylemi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini istemiş, Mahkemece davalının eylemi ile davacının maddi kayıpları arasında illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacı davalının eylemi nedeniyle acı ve üzüntü duyduğundan ve manen yıprandığından manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve (eski) 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddeleridir. TMK.nun 24. maddesi "Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına her türlü saldırı hukuka aykırıdır." Manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır.
Davalının yargılandığı Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/115 E. 2011/135 K. sayılı dosyasından davalının, davacının hacizli taşınmazlarının satışı için yapılan ihaleye davacının verdiği fikir doğrultusunda katılarak davacı adına taşınmazı satın aldığı, ilerleyen süreçte bu taşınmaza daha iyi para veren bir müşteri bulan davacının davalıdan taşınmazı bu müşteriye devretmesini istediğinde davalının taşınmazın devrini yapmadığı, avukat olan davalının, müvekkili olan davacıya ait ve satışa çıkarılan taşınmazı edinmesinin 1136 sayılı Kanunun 47. maddesinde düzenlenen çekişmeli hakları edinme yasağına aykırılık teşkil ettiği benimsenerek davalının görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalının çekişmeli hakları edinme yasağına aykırılık eylemi, davacının bedensel, ruhsal ve sosyal varlığına ve bütünlüğüne yönelik bir saldırı niteliği taşımamaktadır. Bu durumda manevi tazminatın yasal şartları oluşmamıştır. O halde mahkemece manevi tazminat talebinin de reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 86,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.