MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 17.05.2006 tarihinde Villa Satış Vaadi sözleşmesi imzalandığını ve bunu müteakiben davalı tarafından adına tapu tesisi sağlandığını, sosyal tesisin bulunduğunu düşündüğü için söz konusu villaya değerinin üzerinde bir miktar ödediğini, ancak başta tüm kat maliklerinin ortak alanı olan ve siteye ait duvarlar içerisinde bulunan sosyal tesisin daha sonra davalı tarafından site dışına alındığını ve 3.şahıslara kiralanarak sitenin tasarrufundan çıkartıldığını ileri sürerek 56.600,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile satın almış olduğu villanın bulunduğu sitede vaad edilen sosyal tesisin bulunmaması nedeniyle satın aldığı villada oluşan değer kaybını talep etmiş; Mahkemece taşınmazın davacı tarafça dava açıldıktan sonra 13/02/2013 tarihinde dava dışı ... satılarak devredildiği, bu şekli ile davacının taşınmazla ilgili olarak hak ve yetkilerini üçüncü bir kişiye devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Dava taşınmazın aynı ile ilgili olmayıp, değer kaybı nedeniyle tazminat talebidir ve dava tarihinde davacı, malik sıfatını haizdir. Hal böyle olunca Mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 13/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.