MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından komisyon ve dosya masrafı adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek 3.840,82 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredinin ticari nitelikte olduğunu ileri sürerek asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmasını ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından değişik adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının kullanmış olduğu krediye ilişkin belgelerin incelenmesinden ve bilirkişi raporundan dava konusu kredinin ticari nitelikte plaka işletme kredisi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalı bankadan kullandığı ticari kredi nedeniyle alınan masrafların iadesine ilişkin dava, ticari dava niteliğindedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar arasındaki 21.10.2011 tarihli krediye ilişkin uyuşmazlık ticari krediye ilişkin olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya ticaret mahkemesi görevlidir. Tüketici mahkemesi talep hakkında karar veremez. O halde Mahkemece yargılamaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy