MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden kredi masrafı adı altında 7.500 USD kesinti yapıldığını ileri sürerek, haksız oalrak alınan 7.500 USD’nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru TL’si karşılığının devlet bankalarının Amerikan doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 7.500 USD alacağın dava tarihinden itibaren TCMB döviz satış kuru üzerinde bulunan TL karşılığı 16.632,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davalı bankadan kullanılan konut kredisi kapsamında tahsil edilen haksız kesintilerin iadesine ilişkindir. Mahkemece döviz alacağına dava tarihindeki kur üzerinden yasal faiz yürütülmüştür. Hâlbuki davacı, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince alacağına fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep etmiştir.
3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre; kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu madde uyarınca fiilen ödenen en yüksek faiz oranı sorulup buna göre hesaplama yapılarak dava tarihinden itibaren davacının talebi doğrultusunda faiz uygulanması gerekir. Bankaların fiili uygulamalarını göstermeyen, asgari ve azami faiz oranlarını belirten Merkez Bankası faiz oranlarına göre de hesaplama yapılamaz. O halde, Mahkemece kamu bankalarının fiilen uyguladıkları oranlar tespit edilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dava tarihindeki harca esas değere itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 886,15 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.