MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut ve ihtiyaç kredisi kullandığını, komisyon, dosya masrafı, ipotek tesis ve fek ücreti, ekspertiz ücreti, yapılandırma ve erken ödeme adı altında kendisinden haksız tahsilat yapıldığını ileri sürerek belirsiz alacak davası açmak suretiyle, toplam 17.789,12 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 04.03.2014 tarihli celsede talebini 3.398,00 TL artırmak suretiyle ıslah ederek 20.587,12 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.985,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile davalı banka ile imzaladığı konut ve ihtiyaç kredisi sözleşmesi nedeniyle kendisinden farklı isimler altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
4077 sayılı Kanunun 10/B maddesinde, “Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez” hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen Sözleşmenin 6. maddesinde, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edileceği hükmüne yer verilmiş olup, davacı, faiz oranı sabit olarak belirlenen konut kredisi Sözleşme Öncesi Bilgi Formunu okuduğunu anlayarak 21.03.2012 tarihinde imzalamıştır. Sözleşme, yasanın aradığı koşula göre Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun tüketiciye verilmesini takip eden bir iş günü geçtikten sonra 28.03.2012 tarihinde imzalanmıştır. Bu durumda tüketicinin erken ödeme şartları hakkında bilgilendirildiğinin kabulü gerekir.
Ne var ki Davacı, erken ödeme komisyonun haksız şart olduğunu ve erken ödem nedeni ile alınacak bedelin tespiti için rapor düzenlenmediğini, bu belirlemenin de Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılan Konut Finansmanı Sisteminden Erken Ödeme İndirimi ve Yıllık Maliyet Oranı Hesaplama ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılması gerektiğini ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu konunun değerlendirilmediğini, raporun eksiz ve yetersiz olduğunu iddia etmiştir.
Bilindiği üzere, Kanuna göre tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir veya birden çok ödemeyi vadesinden önce de yapabilecektir. Her iki durumda da konut finansmanı kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. Bir veya birden fazla taksitin vadesinden önce ödenmesi hakkında, erken ödenen taksit tutarı içinde yer alan anapara tutarı üzerinden akdi faiz oranı ve erken ödenen gün sayısı dikkate alınarak bulunacak faiz, faiz üzerinde hesaplanacak kamusal yükümlülükler toplamı ve komisyon tutarı kadar indirim yapılacaktır. Ödenen miktara göre gerekli faiz indiriminin ve kredinin tüketiciye yıllık maliyet oranının hesaplanmasında ise, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelik hükümlerinin uygulanması zorunludur.
Somut olayda, davacı tüketicinin, 28.03.2012 tarihli konut kredisi sözleşmesi için 22.08.2012 ilâ 20.01.2014 tarihleri arasında krediye mahsuben farklı tarihlerde toplam 541.331,45 TL erken ödeme yaptığı ve bunların karşılığı olarak bankaca erken ödeme tarihlerinde her bir ödemenin % 2 si tutarında toplam 10.826,62 TL erken ödeme komisyonu tahsil edildiği anlaşılmakta ise de hükme esas alınan rapor “erken ödeme nedeniyle alınacak bedelin tespitine ilişkin bir değerlendirme” içermemektedir.
Hal böyle olunca, davacıdan tahsil edilen toplam 10.826,62-TL erken ödeme komisyonunun haksız şart teşkil edip etmediği, anılan Yönetmelik hükümlerine göre erken ödeme nedeni ile alınacak bedelin tespiti noktasında rapor alınarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 357,89 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy