MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 4 adet taşınmazının satışı için davalıya 27.01.2015 tarihinde vekalet verdiğini, davalının taşınmazlarını satmasına ve bir kısım ödemeler yapmasına rağmen kendisine bilgi vermediğini ve satış bedelinin kalan kısmını da ödemediğini, ihtarname gönderdiğinde de davalının taşınmazları vekaleten satmadığını satın aldığını ve satın aldığı taşınmazları sattığını belirtir şekilde cevap verdiğini; ancak bu durumun doğru olmadığını ileri sürerek; taşınmazların satım bedellerinin tahsili yönünde şimdilik 10.000.00.TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, ... Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının ek karara yönelik temyiz itirazı yönünden; Mahkeme, 18.09.2015 tarihli ek karar ile mahkeme kararının davalı tarafça süresinde ancak temyiz posta giderini yatırmaksızın temyiz edilmesi nedeniyle eksik giderin yatırılması için gönderilen 24.07.2015 tarihli muhtıranın 26.08.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, muhtıra gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle; davalının temyiz talebinin reddine karar vermiş olup, davalı bu kararı da süresinde temyiz etmiştir. Her ne kadar mahkemece, eksik temyiz posta giderinin yatırılması için gönderilen 24.07.2015 tarihli muhtıranın 26.08.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresinde muhtıra gereği yerine getirlmediğinden temyiz talebi reddedilmiş ise de, Muhtıranın 7201 sayılı Tebligat Kanunu' nun 21. maddesindeki koşullara uyulmadığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu durum davalı tarafından öğrenildikten sonra temyiz posta giderinin süresinde yatırıldığı anlaşıldığından, Mahkemece verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazı yönünden; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Yasa' nın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı, ticari amaçla 4 adet taşınmazının satışı için verdiği vekalet nedeniyle, satılan taşınmazların satış bedelinin tamamını ödemeyen davalıdan bakiye bedelin tahsilini istemiştir. Davacı, ticari alım satım faaliyeti kapsamındaki işleminden dolayı 6502 sayılı Yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı Yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, tüketici Yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişki, 6502 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığına göre, davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Öyle olunca mahkemece, işin esasına girilerek, taraf delilleri sorulup toplandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz talebinin reddine yönelik ek kararın kaldırılmasına, 2. bent gereğince hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy