MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıların murisinin tüketici kredisi kullandığını, borcun tamamını ödemediğini, davalı mirasçılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı mirasçılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı mirasçıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıların murisinin kullanmış olduğu tüketici kredisinin davalılar murisince ödenmeyen kısmının tahsili için davalılar hakkında icra takibi yapmış, itiraz üzerine itirazın iptali ile inkar tazminatı talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 20.062,15 TL üzerinden devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalı mirasçılardan tahsiline karar verilmiştir. İİK 67/3 maddesi “itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır” hükmünü getirmiştir. Somut olayda davalı mirasçıların kötü niyetle takibe itiraz ettiği iddia ve ispat edilememiştir. Hal böyle olunca mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı mirasçılar, yargılama sırasında kendilerini bir vekil ile temsil ettirmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı mirasçıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm başlıklı bölümünün 3. bendinde yazılı“ % 40 icra inkar tazminatı 6.608,89.-TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına," ibarelerinin yazılmasına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm başlıklı bölümünün 6. bendinden sonra gelmek üzere “7- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 750,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” yazı ve rakamlarının eklenmesine, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.