MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firmadan kullandığı kredi ile satın alınan 7 adet araç nedeni ile kendisinden haksız şekilde komisyon tahsil edildiğini, tahsil edilen ücretlerden bir kısmının iade edildiğini ancak 4 adet sözleşmeye ilişkin diğer ücretlerin iade edilmediğini ileri sürerek toplam 4.200,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, alındığı ifade edilen masrafların kredi tutarına dâhil edildiğini, henüz tahsil edilmediği için iadesinin de istenemeyeceğini, 213024434 no’lu sözleşme için masraf alınmadığını, tek bir kredinin ikiye bölündüğü için 2 adet sözleşmenin söz konusu olduğunu, masraf miktarının sözleşmede net olarak gösterildiğini, müzakere edilerek davacının bilgilendirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile kendisinden hukuka aykırı olarak kredi sözleşmesi kapsamında yapılan kesintilerini iadesini istemiştir. Davacı, davalıdan 2011 ilâ 2013 yılları arasında yedi adet araç için ticari nitelikte kabul edilen VDF kredisi kullanmıştır. 27.11.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının savunmasında belirttiği 213024434 no’lu sözleşme hariç her bir kredi için “kredi masrafı” adı altında 600,00 TL olmak üzere toplam 3.600,00 TL kesinti yapılmıştır. Mahkemece, 24/12/2013 tarih ve 2013/454 esas -2013/451 karar ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu 3.600,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmün davalı tarafça temyizi ve Dairemizce davaya Ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine Mahkemece, bozma ilamına uyularak davaya Ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Ancak bu kez 2.400,00 TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kararda bu sonuca nasıl ulaşıldığı denetime elverişli olmadığı gibi önceki hükümde hükme esas alınan bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği de açıklanmamıştır.
Hal böyle olunca Mahkemece gerektiğinde uzman bilirkişi marifetiyle açıklamalı, çelişkileri giderici taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve gerekçeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 164,04 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy