MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, uğramış olduğu zararlarının 5233 Sayılı yasa uyarınca tazmini için ... ile arasında sulhname imzalandığını, söz konusu sulhnamenin 25/06/2013 tarihinde Valilik makamınca onaylandığını, 5233 sayılı yasaya göre 5442 sayılı yasanın 5. maddesi ile eklenen hükmü uyarınca belirlenen zararların üç ay içinde ödeneceğinin belirtildiğini, bunun üzerine 09/10/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takip üzerine davalının 23/10/2013 tarihinde ana para olan 58.377,33 TL ödeme yaptığını, aynı tarihte icra takibine itiraz edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının Şırnak icra müdürlüğünün 2013/1229 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının 5.213,75TL lik kısmına ilişkin itirazının iptaline, takibin 5.213,75TL üzerinden (ve Ödemenin yapıldığı 23/10/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanacak şekilde) devamına, davacının inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının, 3 aylık süresinde ödenmemiş olması nedeniyle, sulhname ile belirlenen 58.377,33TL asıl alacak ve 175,13TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.552,46TL'yi, 09.10.2013 tarihinde ilamsız takibe koyduğu, ödeme emrinin davalıya 21.10.2013 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 7 günlük süresi içinde 23.10.2013 tarihinde asıl alacak bedeli olan 58.377,33TL'yi davacı tarafa ödediği, ancak aynı tarihte takibin tümüne itiraz ettiği ve takibin tamamen durduğu, bunun üzerine davacının süresinde, 58.552,46TL harca esas değer üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemenin ise, asıl alacak bedeli ve işlemiş faiz yönünden davanın reddi gerektiğini benimsediği, ancak takip tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde ödemenin yapıldığı 23/10/2013 tarihi itibariyle dosya hesabı yaptırılarak, dosya borcunun 23/10/2013 tarihi itibariyle 5.213,75 TL olduğu tespit edilerek bu çerçevede davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verdiği anlaşılmaktadır. Davalının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 günlük süresi içinde asıl alacak bedelini ödemiş olduğunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, artık davacının bu bedeli dava konusu yapmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. O halde, anılan asıl alacak bedeli üzerinden 6100 sayılı HMK m.114 1/h bendi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi, feriler yönünden ise, bunların hesabı infaz aşamasında icra memurluğunca yapılacağından yalnızca alacak kalemleri ismen zikredilmek suretiyle bu alacak kalemleri yönünden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.