MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,dava dışı borçlunun Şekerbank'tan kullandığı krediye davalı ile birlikte kefil olduklarını,asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle yapılan icra takibi sonucu 24.933,13 TL ödeme yaptığını,davalı kefilin bu bedelin yarısından sorumlu olduğunu,bu miktarın davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,banka tarafından kendisinin kefil olduğu kredi borcu ile birlikte asıl kredi borçlusunun kullandığı hasat kart borcuna ilişkin birlikte takip yapılması nedeniyle davacının bu iki borcu ödediğini,kendisinin kefil olmadığı hasat kart borcundan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı borçlu .. .’ın kullanmış olduğu krediye kefil olması sebebi ile ödediği miktarın müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzalayan davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dava dışı borçlu Sezgin Kenar İle Şekerbank arasında imzalanan kredi sözleşmesini davacı ile birlikte davalınında kefil olarak imzaladığı ve bu kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından yapılan icra takibi sonucu davacı tarafından 09.04.2012 tarihinde 24.933,19 TL ödeme yapıldığı hususu dosya kapsamı ile sabittir.
Borçlar Kanununun 488. maddesi gereğince kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunmaktadır. Dava konusu olayda da iş bu davanın tarafları olan kefiller, Şekerbank’tan alınan kredi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunda olduklarından, davacının hissesinden fazla ödediği ve davalının hissesine isabet eden borç miktarı kadar davalıya rücu hakkı mevcut olup, mahkemece kefalet sözleşmesine konu kredi borcu nedeniyle davacının ödediği miktar tespit edildikten sonra hissesi oranında diğer davalı kefile rücu edebileceği alacak miktarı belirlenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlığa konu kredi borcuna ilişkin 08.12.2011 tarihli banka hesap kat ihtarnamesinde zirai kredi borcu ve hasat kart borcundan kaynaklanan toplam borç miktarı 17.183,47 TL olarak bildirilmiş,aynı borca ilişkin yapılan icra takibinde dayanak olarak üç ayrı asıl alacak kalemine yer verilerek borcun hesaplanmasına ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. Davalı savunmasında ödenen bedel içinde kredi sözleşmesi dışında kalan hasat kart borcununda bulunduğunu ileri sürerek itirazda bulunmuş olup,mahkemece davalının bu itirazı kapsamında dava konusu kredi borcuna ilişkin sözleşme ve ekleri ile ödeme belgeleri ilgili bankadan celbedilerek davacının ödediği miktar içerisinde dava konusu tarafların kefil olduğu kredi borcuna mahsuben yapılan ödeme miktarı bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy