MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri . .. ile halaları olan davalıya ait müşterek hesaptan muris yoğun bakımda iken davalının 47.168,67 TL para çektiğini, bu çekilen meblağın yarısının murislerine ait olup, 23.585,00 TL nin 04.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, bu paranın ortak hesaba kendisi tarafından yatırıldığını, paranın kendisine ait olduğunu, banka faizinden yararlanmak için murisin yönlendirmesi ile paranın müşterek hesaba yatırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; müşterek hesaptan çekilen 23.585,00 TL nin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacıların murisi ile davalıya ait müşterek hesapta bulunan paranın aslında davalıya ait olduğundan davacının talebinin haksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki Müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip ispatlanmadıkça birbirine eşit kabul edilir ve mülkiyetin yarıyarıya olduğunun kabulü gerekir.Hesabın teselsüllü müşterek hesap olması ise tarafların herbirinin bu hesaptan istediği kadar para çekebilmesi ve bankanın bu nedenle sorumluluğunun doğmaması ile ilgilidir.Sonradan müşterek hesaba dönüştürülmüş olsa da taraflardan herbiri,hesaptan para çekerken payına göre kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket etmekte olup, payından fazla çektiği miktarda diğer hesap sahibine göre borçlu durumuna düşer.Müşterek hesap sahibi mudiler arasındaki ilişki esas itibarıyla vekalet ilişkisidir.Bu açıklamalar ışığında davalının kendi payını aşar şekilde hesaptan para çektiği sabit olduğuna göre,davalı payını aşan kısım için BK nun 390.maddesi hükmü uyarınca vekil edenin iradesine uygun hareket etme,onu zararlandıracak davranışlardan kaçınma yükümlülüğü vardır.Vekil vekalet yetkisini kasten vekil edenin zararına ,kendisinin Ya da düşünce ve çıkar birliğine girdiği kişi yararına kullandığı takdirde,yapılan işlem vekalet vereni bağlamaz.Mahkemece müşterek hesaptaki paranın yarı payının davacıların murisine ait olduğunun kabul edilerek buna göre taraf delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy