MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalının vekili sıfatıyla takip etmiş olduğu ..... İcra Hakimliği'nin 2001/1149 esas, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/534 esas, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2002/1629 esas sayılı dava dosyalarının henüz kesinleşmeden, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/25 esas sayılı dava dosyasından görüleceği üzere müvekkili davalı tarafından azledildiğini, bu davaların takibinden doğan akti ve davalının avukatlık kanununun 164/4 ve 164/5 maddeleri uyarınca ödemekle sorumlu olduğu karşı vekalet ücreti alacağının 143.995,60 TL'lik kısmının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün, 2007/6378 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçtiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazın iptaline, takibin devamına % 40 icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmünün neleri içermesi gerektiği HMK'nun 297. vd maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre mahkemenin, hakimin ve zabit katibinin adı, tarafların kimlikleri ve adları, tarafların iddia ve savunmaların özeti, toplanan deliller, delillerin tartışılması ve hükmün gerekçesinin bulunması zorunludur. Anayasa'nın 141. maddesi de hükümlerin gerekçeli olmasını öngörmüştür.
Somut olayda, mahkemece sadece bilirkişi raporuna atıfta bulunulmuştur. Rapora atıfta bulunmak kararın gerekçeli olduğu sonucunu doğurmaz. Kaldı ki, atıfta bulunulan rapor mahkemece aldırılmış olmayıp, mahkemenin 2006/25 esas sayılı dava dosyası için tanzim ettirilen rapor olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekirse, davacının iddia ettiği şekilde haksız azil konusunda da mahkemece herhangi bir değerlendirmenin ve gerekçenin oluşturulmadığı görülmektedir. Açıklanan bu durum karşısında gerekçe içermeyen hükmün HMK'nun 297. vd maddeleri gereği bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 1.117,00 TL harcın istek halinde davalıya, 27,70 TL harcın davacıya iadesine, 02/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy