MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çiftçilik yaptığını, gübre ve fide ticareti yapan davalı ile alışverişinin olduğunu, bu alışveriş uyarınca davalıya senet verdiğini, bu senet bedelini fazlasıyla ödemesine karşın aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, 3.627,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Mustafakemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2012/4160 Esas sayılı dosyasındaki borç nedeniyle davacı ...'ın 2.000,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıya verdiği ve davalı tarafından takibe konulan senet bedelinin ödendiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tepiti için işbu davayı açmıştır. Davalı ise, taraflar arasındaki alışverişin sadece takibe konu bonoya dayanmadığını, davacının şirketten yaptığı alışverişe karşılık yapmış olduğu bir kısım ödemeyi, ödememiş olduğu bonoya karşılık gibi göstererek borcundan kurtulmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının bonoların karşılığında tanık ... aracılığı ile 1.000,00 TL ödeme yaptığı, yine davalı çalışanı tanık ...'ye 1.000,00 TL elden ödediği, bu durumun Mustafakemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2012/4160 Esas sayılı dosyasında dikkate alınmadığının anlaşıldığı benimsenerek, davacının hakkındaki takip nedeniyle 2.000,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığına kanaat getirilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasında 6100 sayılı HMK'nun 203. maddesi(1086 sayılı HUMK 293. maddesi) gereğince miktar itibariyle karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın olayda tanık dinlenemez, dinlenen tanık beyanları hükme esas alınamaz. Davacı, ödeme savunmasında bulunduğuna göre bunu yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Açıklanan nedenler gözönünde bulundurularak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ve yazılı gerekçelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentde açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 30,15 harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.