MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı, davalı şirkette 06.07.2004-19.09.2011 tarihleri arasında pilot olarak görev yaptığını, en son aylık ücretinin 10.490 USD olduğunu, kendisine yıllık ücretli izin kullandırılmadığı gibi, bu sürelere ilişkin yıllık ücretli izin alacaklarının da eksik ödendiğini, haksız yere iş akdinin sona erdirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL kıdem tazminatı ve 22.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ilk bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle kıdem tazminatı talebinin reddine, yıllık izin alacağı talebinin kısmen kabulü ile, 20.951,77 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, 06.07.2004-19.09.2011 tarihleri arasında pilot olarak görev yaptığı davalı şirkette kendisine yıllık ücretli izin kullandırılmadığı gibi, bu sürelere ilişkin yıllık ücretli izin alacaklarının da eksik ödendiğini, haksız yere iş akdinin sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açmış; davalı, Borçlar Kanununa tabi hizmet akdiyle çalışan davacının izin ücreti talep edemeyeceğini, davacının yıllık iznini kullandığını, şirketten ayrılırken de 78 gün izin için kendisine 27.356 USD ilave ödeme yapıldığını, davacının hizmet sözleşmesinin yaş haddinden dolayı feshedildiğini savunarak, davanın reddini dilemiş; mahkemece, davada B.K. nun hizmet akdine ilişkin kurallarının uygulanmasının gerektiği, B.K. nunda da kıdem tazminatı adı altında tazminat düzenlemesi olmadığından, davacının kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı, davacının 7 yıllık kıdemine göre hak ettiği ücretli izin hakkının 140 gün olarak tespit edildiği, davalı tarafça 102 günlük izin kullanma evrakları ibraz edilerek, bir kısmının kullanıldığı, 78 günlük ücretinde ödendiğinin beyan edildiği, buna göre davacının 38 günlük ücretli izin hakkının bulunduğu ve talep edebileceği net ücretli izin alacak miktarının 20.951,77 TL olduğu gerekçesi ile ilk bilirkişi raporu hükme esas alınarak kıdem tazminatı talebinin reddine, yıllık izin alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece iki farklı bilirkişiden rapor alınarak 24.02.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacının 19.527,56 TL net kıdem tazminatı, yıllık izin talep formlarının geçersiz olduğunun kabulü halinde bakiye yıllık izin ücretinin 19.059,05 TL, yıllık izin talep formlarının geçerli olduğunun kabulü halinde bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacının kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı, net ücretli izin alacağının 20.951,77 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca, mahkemece farklı bilirkişiden açıklamalı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli, her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte rapor alınmak suretiyle sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.