MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yurtdışında eşi ile birlikte çalışırken Türkiye'deki işlerinin takibi için eniştesi olan davalıya 06.06.2006 tarihinden başlamak üzere eşi ile birlikte birden fazla vekaletname verdiklerini, davalıya çeşitli tarihlerde Euro olarak gönderdiği paraların davalı tarafından hesabına yatırılmadığını, kendisi ve muris eşine ait ... Bankası ve ... Bankası' nda bulunan hesaplarından davalının para çekmesine rağmen kendisi lehine kullanmadığını 26.02.2009 tarihinde öğrendiğini ve davalıyı vekaletten azlettiğini, davalının kendisine verdiği zarar için sadece 60.000.00.TL değerinde bir evin tapusunu devrettiğini, diğer zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek şimdilik 50.000.00.TL' nın Euro cinsi paraların dava tarihindeki TL karşılığı hesaplanarak davalının uhdesine geçirdiği tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ve eşi adına verilen vekaletnamelere dayanarak çektiği paraları onlar için harcadığını ayrıca 85.000.00.TL değerindeki evinin tapusunu Mart 2009' da davacıya devrettiğini, 26.02.2009 tarihinde azledildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan 129.638.68.TL ana para, 38.620.73.TL faiz olmak üzere toplam 168.304.41.TL alacaklı olduğu kabul edilerek davacının talebi de dikkate alınarak toplam 50.000.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Her ne kadar Mahkemece, davacının davalıdan 129.638.68.TL ana para, 38.620.73.TL faiz olmak üzere toplam 168.304.41.TL alacaklı olduğu kabul edilerek davacının talebi de dikkate alınarak toplam 50.000.00.TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; Davacı, kendisi ve muris eşi tarafından verilen vekaletnameler gereğince vekaletnamelerinin ilk verildiği 06.06.2006 tarihinden - 26.02.2009 azil tarihine kadar davalı vekilin görevini kötüye kullanarak gerek gönderdikleri gerekse banka hesaplarından çekilen Euro ve TL' leri davalının kendi uhdesine almasından doğan zararın tazminini istemiştir. Dosyada mevcut üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 04.02.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunun incelenmesinde, bazı hesaplarda 06.06.2006 vekalet tarihinden önceki ve 26.02.2009 azil tarihinden sonraki dönemlerinde hesaplamaya dahil edildiği, yine dosyada mevcut tek bilirkişi tarafından tanzim olunan 16.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise bazı hesapların değerlendirme dışında bırakıldığı ve bazı hesaplarda da üç kişilik bilirkişi heyet raporu ile çelişen verilerin esas alındığı, raporlar arasındaki çelişkinin neden oluştuğunun açıklanmadığı, tarafların itirazlarının karşılanmadığı, bu haliyle raporların yetersiz olduğu ancak mahkemenin 16.05.2014 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas aldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler ve az yukarıda bahsedilen eksiklikler giderilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut deliller, bilirkişi raporları ve bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlar birlikte değerlendirilmek üzere dosyanın alanında uzman 3 kişilik bilirkişi kuruluna teslimi ile taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesinin sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan 25,20 TL harcın davalıya, 854,00 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy